Ana Sayfa >  Tas Hakkinda > Neden Tas? > 

Neden Tas?

Dogal taslar, dünyadaki gelismelerin ve kültürün temeli olmustur. Ilk insanlarin el baltalari, yerlesim magaralari, 12.000 yil öncesine ait Sanliurfa Göbeklitepe kalintilari, Misir piramitleri, Urartular, Hititliler, Kommagene Kralligi, Helenler, Romalilar, Bizanslilar, Selçuklular, Osmanlilar zamanindan günümüze kadar gelen eserler, Ayasofya ve Selimiye Cami, Cumhuriyet döneminde Anitkabir veya müzelerdeki antik zaman taslari örneklerinde oldugu gibi dogaltas, tüm uygarliklarca geçmisten gelecege mesajlarin aktarildigi, üstlendigi islevlerin yani sira estetik duygularin da yansitildigi araç olmustur.
 
Sözlüklerde, “Yeryüzünün sertlesmis ve katilasmis  tabakalarinda bulunan, kimyasal veya fiziksel özellikleri degisiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve kati madde, çesitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçasi” olarak tanimlanan, üzerinde Dünyamizin milyarlarca yillik jeolojik gelisiminin izlerini tasiyan dogaltaslar bir mineraller toplulugudur.

Adi üzerinde dogaldir, dogayla barisiktir, doganin kendisidir, dayaniklidir, kalicidir, koruyucudur, yaliticidir, sagliklidir, estetiktir, dekoratiftir, parlatilabilir, islenerek sekil verilebilir, insanla bütünlesen bir malzemedir, saglamligin, sonsuzlugun, güvenin simgesidir.

Dogal tas denildiginde çogunlukla akla gelen yapi taslaridir, çünkü insanlik tarihinin en önemli eserleri tastan insa edilmistir. Eski veya yeni bütün tas yapilarin ortak özelligi görkemli ve kalici oluslaridir.

Hiçbir insan yapisi  endüstriyel malzemede bulunmayan, taklit edilemeyen, üstün ve özgün niteliklere sahip ayricalikli bir malzeme olan dogal taslar, saglikli ve saglam olmalari sebebiyle yapisal amaçla giderek daha fazla kullanilmalarinin yani sira dekoratif de bir malzeme olmasi gibi emsalsiz özelliklerinden dolayi günümüzde yeniden tercih edilen bir malzeme haline gelerek kullanildiklari yapilara deger katmaktadir.

Ana Sayfa >  Tas Hakkinda > Neden Tas? > 

Neden Tas?

Dogal taslar, dünyadaki gelismelerin ve kültürün temeli olmustur. Ilk insanlarin el baltalari, yerlesim magaralari, 12.000 yil öncesine ait Sanliurfa Göbeklitepe kalintilari, Misir piramitleri, Urartular, Hititliler, Kommagene Kralligi, Helenler, Romalilar, Bizanslilar, Selçuklular, Osmanlilar zamanindan günümüze kadar gelen eserler, Ayasofya ve Selimiye Cami, Cumhuriyet döneminde Anitkabir veya müzelerdeki antik zaman taslari örneklerinde oldugu gibi dogaltas, tüm uygarliklarca geçmisten gelecege mesajlarin aktarildigi, üstlendigi islevlerin yani sira estetik duygularin da yansitildigi araç olmustur.
 
Sözlüklerde, “Yeryüzünün sertlesmis ve katilasmis  tabakalarinda bulunan, kimyasal veya fiziksel özellikleri degisiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve kati madde, çesitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçasi” olarak tanimlanan, üzerinde Dünyamizin milyarlarca yillik jeolojik gelisiminin izlerini tasiyan dogaltaslar bir mineraller toplulugudur.

Adi üzerinde dogaldir, dogayla barisiktir, doganin kendisidir, dayaniklidir, kalicidir, koruyucudur, yaliticidir, sagliklidir, estetiktir, dekoratiftir, parlatilabilir, islenerek sekil verilebilir, insanla bütünlesen bir malzemedir, saglamligin, sonsuzlugun, güvenin simgesidir.

Dogal tas denildiginde çogunlukla akla gelen yapi taslaridir, çünkü insanlik tarihinin en önemli eserleri tastan insa edilmistir. Eski veya yeni bütün tas yapilarin ortak özelligi görkemli ve kalici oluslaridir.

Hiçbir insan yapisi  endüstriyel malzemede bulunmayan, taklit edilemeyen, üstün ve özgün niteliklere sahip ayricalikli bir malzeme olan dogal taslar, saglikli ve saglam olmalari sebebiyle yapisal amaçla giderek daha fazla kullanilmalarinin yani sira dekoratif de bir malzeme olmasi gibi emsalsiz özelliklerinden dolayi günümüzde yeniden tercih edilen bir malzeme haline gelerek kullanildiklari yapilara deger katmaktadir.

Ana Sayfa >  Tas Hakkinda > Neden Tas? > 

Neden Tas?

Dogal taslar, dünyadaki gelismelerin ve kültürün temeli olmustur. Ilk insanlarin el baltalari, yerlesim magaralari, 12.000 yil öncesine ait Sanliurfa Göbeklitepe kalintilari, Misir piramitleri, Urartular, Hititliler, Kommagene Kralligi, Helenler, Romalilar, Bizanslilar, Selçuklular, Osmanlilar zamanindan günümüze kadar gelen eserler, Ayasofya ve Selimiye Cami, Cumhuriyet döneminde Anitkabir veya müzelerdeki antik zaman taslari örneklerinde oldugu gibi dogaltas, tüm uygarliklarca geçmisten gelecege mesajlarin aktarildigi, üstlendigi islevlerin yani sira estetik duygularin da yansitildigi araç olmustur.
 
Sözlüklerde, “Yeryüzünün sertlesmis ve katilasmis  tabakalarinda bulunan, kimyasal veya fiziksel özellikleri degisiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve kati madde, çesitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçasi” olarak tanimlanan, üzerinde Dünyamizin milyarlarca yillik jeolojik gelisiminin izlerini tasiyan dogaltaslar bir mineraller toplulugudur.

Adi üzerinde dogaldir, dogayla barisiktir, doganin kendisidir, dayaniklidir, kalicidir, koruyucudur, yaliticidir, sagliklidir, estetiktir, dekoratiftir, parlatilabilir, islenerek sekil verilebilir, insanla bütünlesen bir malzemedir, saglamligin, sonsuzlugun, güvenin simgesidir.

Dogal tas denildiginde çogunlukla akla gelen yapi taslaridir, çünkü insanlik tarihinin en önemli eserleri tastan insa edilmistir. Eski veya yeni bütün tas yapilarin ortak özelligi görkemli ve kalici oluslaridir.

Hiçbir insan yapisi  endüstriyel malzemede bulunmayan, taklit edilemeyen, üstün ve özgün niteliklere sahip ayricalikli bir malzeme olan dogal taslar, saglikli ve saglam olmalari sebebiyle yapisal amaçla giderek daha fazla kullanilmalarinin yani sira dekoratif de bir malzeme olmasi gibi emsalsiz özelliklerinden dolayi günümüzde yeniden tercih edilen bir malzeme haline gelerek kullanildiklari yapilara deger katmaktadir.

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz
Ana Sayfa >  Tas Hakkinda > Neden Tas? > 

Neden Tas?

Dogal taslar, dünyadaki gelismelerin ve kültürün temeli olmustur. Ilk insanlarin el baltalari, yerlesim magaralari, 12.000 yil öncesine ait Sanliurfa Göbeklitepe kalintilari, Misir piramitleri, Urartular, Hititliler, Kommagene Kralligi, Helenler, Romalilar, Bizanslilar, Selçuklular, Osmanlilar zamanindan günümüze kadar gelen eserler, Ayasofya ve Selimiye Cami, Cumhuriyet döneminde Anitkabir veya müzelerdeki antik zaman taslari örneklerinde oldugu gibi dogaltas, tüm uygarliklarca geçmisten gelecege mesajlarin aktarildigi, üstlendigi islevlerin yani sira estetik duygularin da yansitildigi araç olmustur.
 
Sözlüklerde, “Yeryüzünün sertlesmis ve katilasmis  tabakalarinda bulunan, kimyasal veya fiziksel özellikleri degisiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve kati madde, çesitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçasi” olarak tanimlanan, üzerinde Dünyamizin milyarlarca yillik jeolojik gelisiminin izlerini tasiyan dogaltaslar bir mineraller toplulugudur.

Adi üzerinde dogaldir, dogayla barisiktir, doganin kendisidir, dayaniklidir, kalicidir, koruyucudur, yaliticidir, sagliklidir, estetiktir, dekoratiftir, parlatilabilir, islenerek sekil verilebilir, insanla bütünlesen bir malzemedir, saglamligin, sonsuzlugun, güvenin simgesidir.

Dogal tas denildiginde çogunlukla akla gelen yapi taslaridir, çünkü insanlik tarihinin en önemli eserleri tastan insa edilmistir. Eski veya yeni bütün tas yapilarin ortak özelligi görkemli ve kalici oluslaridir.

Hiçbir insan yapisi  endüstriyel malzemede bulunmayan, taklit edilemeyen, üstün ve özgün niteliklere sahip ayricalikli bir malzeme olan dogal taslar, saglikli ve saglam olmalari sebebiyle yapisal amaçla giderek daha fazla kullanilmalarinin yani sira dekoratif de bir malzeme olmasi gibi emsalsiz özelliklerinden dolayi günümüzde yeniden tercih edilen bir malzeme haline gelerek kullanildiklari yapilara deger katmaktadir.